SEO’da Risk Yönetimi

No Comments

Günümüzde çoğu girişimci SEO’nun gerçek potansiyelini ve değerini görmekte zorlanıyor ve biz SEO uzmanları da bunu gerçekten anlıyoruz.

Çünkü SEO konusunda inanılmaz bir bilgi kirliliği mevcut (Herkes SEO Uzmanı malesef.) Dolayısıyla SEO yaptırmaya karar vermek gerçekten zor olabilmekte.

Bir websitesinin dönüşümlerini büyük ölçüde artıran etkili bir SEO stratejisinin olumlu sonuçlar vermesi çoğu zaman aylar sürmektedir.

Kısa vadede belirgin bir netice görememek de girişimcileri SEO dan uzak kalmaya iten bir başka faktördür.

Sonuç olarak firma sahipleri aşina olmadıkları SEO yu deneme konusunda tedirgin olabilmektedir. “Param boşa mı gidecek?” “Sitem ceza mı alacak?” gibi beyin kemiren sorular ancak belli riskler göze alınarak çalışmaya başlandığında cevabını bulabilir.

SEOcular olarak bizler her zaman müşterilerimizin bu tedirginliğini görebiliyor ve hak da veriyoruz.

Şu var ki, hayatta risk olmayan hiç bir iş yoktur. Her işle birlikte az veya çok mutlaka risk de mevcuttur. SEO yaparken de şüphesiz bu riskler söz konusudur. Önemli olan bu riskleri minimum düzeyde tutabilmek ve bir sorun olduğunda buna profesyonel bir şekilde müdahale edebilmek.

Sorulması gerelen ana soru şudur: SEO risk almaya değecek bir dijital pazarlama yöntemi midir? Yoksa, hiç suya sabuna bulaşmayalım SEO dan kaçalım mı?..

Bana göre en büyük SEO riski SEOdan kaçınmak, hiç bir şekilde yapmamak, yaptırmamaktır. Böylece, işinizin potansiyel olarak ne kadar büyüyeceğini bildiğiniz halde ticari olarak büyük bir meblağı riske atmış oluyorsunuz.

Evet, dijital reklamcılık da var ve kullanıyor olabilirsiniz fakat rakipleriniz organik trafiğin tadını çıkarırken siz korku ve endişe içinde beklememeli, risk alarak hücuma geçmelisiniz.

Alınması Gereken SEO Riskleri Nelerdir?

Aşağıda belirttiğim riskler, kesinlikle almanıza değecek risklerdir. Bunları genel stratejinizin bir parçası olarak düşünmeye değer.

1. Sitenizde Bir Dizi Değişiklik Yapmak ve Bunları Test Etmek

SEO’nun amacı websitenize gelen trafiği artırmak ve daha çok ziyaretçiye ulaşarak dönüşüm sağlamaktır. İlk etapta websitenize tıklayan kimse olmayacaktır (doğal olarak..)

Fakat websitenizi iyi bir sıralamaya soksanız bile yine de arama sonuçlarındaki bağlantılara tıklayan olmayabilir. Veya potansiyel büyük bir kitleyi kaçırıyor olabilirsiniz.

Bu durumun pek çok nedeni olabilmektedir ve deneme yanılma yoluyla (A/B) testleri yaparak, başlığı, içeriği, metaları ve özellikle arama sonuçlarında ilk dikkat çeken kısım olduğundan “title” ı farklı varyasyonlara karşı test ederek geliştirmek gerekebilir.

İnsanlar ilk 5’de bile olsa saçma sapan title ve açıklaması olan bir bağlantıya tıklamıyorlar. Gözlerine çekici gelen, içeriğin kaliteli olduğu ve kullanıcıların aradığını bulacağı izlenimi veren bağlantılar her zaman daha yüksek oranda tıklama alır ve ilk sıralara doğru yükselir (tıklanma oranı yüksek olan bağlantı doğal olarak zamanla yükselmektedir.)

A/B testleri; her zaman bir versiyona karşı bir başka versiyonu oluşturup hangisinin daha iyi performans gösterdiğini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilir. Burada önemli olan her defasında 1 özelliği değiştirmektir. Birden fazla parametrede değişiklik yaparsanız bu kez hangisinin sonuca nasıl yansıdığını tespit edemezsiniz.

A/B testi için sıklıkla aşağıdakiler üzerinde değişiklikler yapılır. Bunların bir kısmı sadece arama sonuçlarında (SERP) bir kısmı ise sayfada kalma süresini optimize etmek amacıyla kullanılabilmektedir.

  • Meta açıklamaları
  • Title lar
  • İçerik başlıkları
  • İçerik
  • İçerik görselleri

Buraya kadar herşey güzel. Peki risk bunun neresinde? Sonuçta çeşitli testler yapıyor olacağız diyebilirsiniz..

Deneme yanılma yoluyla test yaparken bazen de kötü performans gösteren varyasyonlar geliştireceksiniz. Yani siteniz kısa bir süre de olsa daha kötü performans gösterecek, sıralamalarınız değişecek ve muhtemelen bir miktar trafik de kaybedeceksiniz.

İşte risk burada, yani A/B testi yaparken önceden neyin en iyi sonucu verdiğini bilemediğinizden farklı varyasyonlar arası geçişler yaparken geçici de olsa performans kaybı olabilir.

Fakat, alınacak risk kesinlikle buna değer. Çünkü en iyi performans gösteren varyasyonu bulduğunuzda kısa vadede kayıplarınızı fazlasıyla telafi edebilirsiniz.

Risk buna değer, çünkü en iyi sonuçları bulduğunuzda, bu öğeye odaklanıp daha fazla trafik çekmeye ve daha iyi getiri elde etmeye devam edebileceksiniz.

Yalnız özellikle dikkat etmenizi istediğim bir nokta var. Değişikliklerinizi ve değişiklikten sonra Google tarafından ilk kez ne zaman tarama yapıldığını kayıt altına almalı ve profesyonel bir SERP aracı ile anahtar kelimelerdeki pozisyonları izlemelisiniz. Bu takip sistemi size hangi değişikliğin SERP de nasıl bir yansıması olduğu, yükselten / düşüren değişikliklerin neler olduğu konusunda bilgi verecektir.

Böylece elinizdeki veriler daha sonra farklı kelimeler için de aynı stratejiyi kullanmak konusunda size ışık tutacaktır.

2. Yüksek Kaliteli Backlinkler Almak ve Kaliteli Sitelere Backlink Vermek

Aklınıza şu soru gelebilir.. Tamam, yüksek kaliteli backlinkler almakta bir sorun yok peki neden backlink vereceğiz..?

Düşünsenize, bir websiteniz var ve sadece gelen bağlantılar mevcut. Hiç çıkış bağlantısı yok. Böyle bir durum sizce doğal mıdır? İnternetin doğasına uygun mudur? Elbette hayır..

Etkili bir seo stratejisinde backlink almak kadar vermek de son derece önemlidir. Burada risk faktörü, bir miktar ziyaretçinizi backlink verdiğiniz siteye doğru yönlendirmek ama Google gözünde kazandığınız otorite ve sitenizin otoritesine yansımalarını düşündüğümüzde kesinlikle bu küçük riske değer.

Bazı SEOcular size “Sadece alakalı sitelere bağlantı verin” diyor olabilir. Ben şöyle diyorum, alakalı içeriklere bağlantı verin. SPAM kokan, alakasız, amaçsız ve karşı siteye gitmeden sıkıntılı bir başka siteye yönlenen bağlantılardan uzak durun.

Örneğin; bir teknoloji blogundan bir SEO bloguna “alakalı içerik üzerinden” bağlantı vermesinden daha doğal ne olabilir?

Backlinkler öteden beri SEO nun köklü bir parçası olagelmiştir ve bunun değişeceğini de sanmıyorum. Her zaman kaliteli bağlantıları olan önde olacaktır burada da backlink alımı yaparken SPAM bağlantılardan kaçınmanızı, riske girmemenizi tavsiye ederim.

Ayrıca çok sayıda bağlantıya sahip olmanın yanında yukarıda bahsettiğim şekilde kaliteli sitelere bağlantı vermek de son derece öenmlidir.

3. Sitenizin URL Yapısını Geliştirme

İdeal olarak, ana sayfa URL’niz kısa olmalıdır, örneğin: www.firmaadi.com Kısa, basit, özlü ve kolayca hatırlanır olmalıdır.

Ancak sonraki sayfalarda, anahtar kelimeler hedeflenmiş olmalı ve web sayfasının içeriği hakkında daha belirgin olmalıdır. Örneğin: www.firmaadi.com/urun-adi/ gibi.

Burada önemli olan çok uzun ve kullanışsız URL lerden kaçınmaktır çünkü arama motoru uzun URL leri […] ile kısaltmaktadır. Bu da çok hoş bir görüntü değil SERP üzerinde.

Bu tür uzun bağlantılarınız varsa bunları kısaltarak daha hoş ve konu ile alakalı belirgin hale getirmek isteyebilirsiniz. Buradaki risk faktörü ise eski URL ler değiştiğinde 404 sayfaları oluşacaktır. Bunları 301 kalıcı yönlendirme ile yeni URL lere tek tek yönlendirdiğinizde trafiğinizde ve sıralamalarınızda belirgin düşüşler söz konusu olabilir.

Ancak URL leri doğru optimize ederseniz hem kullanıcılara hem de arama motorlarına hitap eden aerodinamik bir yapıya sahip olabilirsiniz.

4. Web Sitenizin Yenilenmesi de SEO Açısından Riskli Bir Durumdur

Zaman zaman websitenizin güncellenmesi ve baştan tasarlanması gerekebilir. Web teknolojisinin gelişmesi ile birlikte demode olmuş, kötü görünümlü ve eski teknolojilerle geliştirilmiş web sayfaları tarihin tozlu raflarına kaldırılmalıdır.

Hem kullanıcı deneyimi hem de arama motorlarının sitenizi sevmesi açısından her zaman modern ve ultra performanslı bir websitesi hedefiniz olmalıdır. Bu durumda ise değişim ve yeniden tasarım kaçınılmaz oluyor.

Bu yenilenme esnasında içeriğiniz, başlıklarınız ve herşeyden önemlisi URL yapınız değişebilmektedir. Bu tür değişiklikler anahtar kelime sıralamalarınız açısından çok büyük riskler barındırdığından öncesinde bir SEO uzmanından bilgi almanız ve sürecin işleyişi hakkında sizi yönlendirmesini istemeniz son derece faydalı olacaktır.

Fakat korkmayın, Google algoritmaları sitenizin bir yenilenme süreci içerisinde olduğunu anlayacak şekilde dizayn edildiğinden sizi cezalandırmaz, kısa bir süre sonra – eğer herşeyi kitabına uygun yaparsanız – eski sıralamalarınıza ve hitinize kavuşabilirsiniz.

5. Süresi Dolmuş Kaliteli Alan Adlarını Satın Alma ve Yönlendirme

Bazı websitesi sahipleri bir sebeple, bir alan adını satın alıyor, SEO da yapıyor uğraşıp emek veriyor ama hevesi geçtiğinde işin peşini bırakıyor. Böylece o alan adı düşüyor ve yeniden satın almaya uygun hale geliyor. Eğer sitenizle birebir alakalı böyle alan adları bulursanız bunları satın alarak 301 yönlendirmesi yoluyla sitenize otorite akışı gerçekleştirebilirsiniz.

Bu yöntem hızlı bir şekilde backlink inşası gerçekleştirme taktiklerinden biridir fakat doğru yapılmadığında algoritmik ceza ile karşılaşmanız da bir risk faktörüdür.

Bana göre kesinlikle bu riski almaya değer. Sitenizle alakalı olduğu sürece bu yöntem uygun fiyata çok sayıda backlink alarak en azından site otoritenizi güçlendirmenin etkili bir yolu gibi görünüyor.

Dediğim gibi riskler de mevcut bu yöntemde. Örneğin spam bağlantılara sahip bir alan adını bu yöntem ile kullanırsanız sitenize ciddi zarar verebilir. Fakat alakalı, backlink profili temiz ve otoritesi güçlü bir alan adı maksimum faydayı sağlarken risk düzeyi minimum olacaktır.

Bu yöntemi çok kullanmak da dikkatleri sitenizin üzerine çekeceğinden agresif kullanımdan kaçınmalısınız. Neticede White HAT SEO tekniği değil bu.. Grey HAT diyebiliriz yani çok da masum bir SEO yöntemi değil.

SEO’da Kaçınmanız Gereken Riskler

Yukarıda, göze almanız gereken SEO risklerinden söz etmeye çalıştık. Aşağıdaki maddeler ise kaçınmanız gereken risklerdir. Yani riske etmemeniz gereken durumlara yer vereceğiz.

1. Kalitesiz Giriş Sayfaları Oluşturmak

Giriş sayfaları; belli anahtar kelimeleri veya kelime gruplarını hedefleyen sayfalardır. Herkesin anlayacağı şekilde açıklamak gerekirse; içerik bakımından fakir; yetersiz ve kalite açısından oldukça zayıf ve salt arama motorlarında ilgili kelime veya kelime gruplarında yükselmek için oluşturulan rastgele yazılardır, bir değer taşımazlar.

Google bu tür sayfalardan nefret ettiğinden çoğu kez bu tür sayfaları içeren siteleri cezalandırır. Bu nedenle SEOcular, düşme nedenleri arasında bu durumu da göz önünde bulundurmalıdır.

Bu tür sayfalar oluşturarak sitenizin genel durumunu riske etmemenizi ve her zaman çok kaliteli içerikler oluşturmanızı önemle tavsiye ederim.

2. Nötr Backlinkler

Nötr backlink, sitenize ne çok faydası olan, ne de zararı olan backlinklerdir. Sıralamalara etkileri yoktur fakat düşmenize de neden olmazlar. Ayrıca nötr backlinkler, sitenizi Google Penguen‘in hışmına da uğratmaz, aksine; çoğu kez gerekli doğal çeşitliliği sağlayarak cezalara karşı bir kalkan oluştururlar.

Aslında büyük bir Penguen Güncellemesi ile, arama motoru Google, site sahiplerinin kendilerine verilen backlinkler üzerinde kontrol sahibi olmadığını kabul ederek spam bağlantılardan dolayı cezalandırmaya büyük ölçüde son verdi. Dolayısıyla nötr bağlantılardan dolayı zarar görmeniz oldukça uzak bir ihtimal.

Peki neye göre sitenize gelen bağlantıların SPAM olduğunu belirleyeceksiniz? Burada tek ölçüt manuel işlem durumudur. Google arama konsolunda manuel işlem kısmında bir uyarı görülmediği sürece sitenize gelen backlinklerin zararsız , en azından nötr olduğunu varsayabiliriz.

Elbette bu, mevcut backlinklerin sitenizin sıralamasını uçuracak kadar etkili olduğu anlamına da gelmiyor. Sadece “güvende” olduğunuz anlamına geliyor.

Burada risk faktörü; zararlı bağlantıları reddedeceğim derken, sıralamalarınıza harika etkileri olan etkili backlinkleri de reddetmektir. Bu konuda titiz olup, metrikleri yüksek URL leri reddetmekten özenle kaçınmanızı tavsiye ederim ( site uygunsuz olmadığı sürece elbette.)

3. İçerik Silmek / Kaldırmak veya Bazı Sayfaları Tümden Silmek

Artık satmadığınız bir ürün veya vermediğiniz bir hizmet ile alakalı sayfaları kaldırmanızdan daha doğal birşey olamaz. Fakat bir sayfa silindiğinde ya da içeriği kaldırıldığında o sayfadan sıralama alan ve belli bir pozisyona yerleşen anahtar kelimelerin de bundan çok kötü etkileneceğini göz önünde bulundurmalısınız.

Diğer yandan sayfa düzeyinde bir silmeden sonra ilgili URL de çalışmayacağından 404 hataları oluşacaktır. Bu da çözülmesi gereken bir başka sorun.

Sıralama kaybı yaşamamak adına, mevcut sayfayı kaldırmak yerine ziyaretçileriniz için bir mesaj ekleyerek benzer bir ürüne ya da servise yönlendirebilirseniz çok daha iyi olur. Böylece ilgili anahtar kelimelerde sıralamanızı kaybetmeksizin gelen trafiği dönüştürmeye devam etmiş olursunuz.

Eğer bir sayfayı kaldırarak mevcut bir sayfa ile birleştirecekseniz [Site içi SEO’sunu da yapmak kaydıyla] 301 yönlendirmesi kullanarak , silinen sayfanın backlinklerini birleştirilen yeni sayfaya aktararak anahtar kelimelerdeki sıralama kaybını riske etmemiş olursunuz.

4. Tam Eşleşmeli Çapa Metni Kullanımı

Çapa metni (veya anchor text) tıklanabilir metin bağlantılardır. Hedeflenen anahtar kelimenin tam olarak çapa yapılarak kullanılması durumu “tam eşleşmeli anchor text / çapa metni” anlamına gelir.

İlk etapta bu size mantıklı gelebilir. Çünkü hedef anahtar kelimede yükselmek istiyorsunuz ve doğal olarak bu anhahtar kelimeler üzerinden backlinkler alarak yükselebileceğinizi düşünüyorsunuz.

Geçmişte, pek çok SEOcu (ben dahil) bunu yaptık. Malesef bazı Black Hat SEO’cular da bunu çok yoğun bir şekilde kötüye kullanarak Google’ın dikkatini çekmeyi başardılar. Geriye dönüp baktığımızda Penguen’in büyük ölçüde tam eşleşmeli backlinkleri hedef aldığını, bunların etkisini azalttığını veya sıfırladığını görüyoruz.

Eğer aşırı kullanım söz konusu olursa ceza yemeniz de olasıdır. Tam eşleşmeli anchor kullanımı, toplam çapa metinleri içerisinde -bana göre- %15 – 30 aralığında kalmalıdır. %30 ve üzeri ise risk bölgesindesiniz demektir.

Bu riskten kaçınmak kolaydır. Her zaman farklı çapa metinleri kullanın ve anahtar kelimeye backlink alımını azaltmaya bakın. “Buraya tıklayın, kaynak, detaylı bilgi vb” jenerik anchor metinleri ve doğrudan URL yi de kullanmayı ihmal etmeyin.

5. Bir Sitede Çok Fazla “Küçük” SEO Değişikliği Yapma

Aslında Google değişikliği ve güncellemeyi seven bir algoritmik yapıya sahiptir. Her zaman taze ve güncel içerikler Google’a sevimli gelir ve bu içerikleri kullanıcılarına göstermek ister.

Fakat bu değişiklikleri çok sık yapmak da büyük bir risktir. Örneğin her gün meta değiştirmek ya da günde bir kaç kez title üzerinde oynama yapmak Google gözünde sitenizin “şüpheli site” şeklinde etiketlenmesine ve yakın markaja alınmasına neden olabilir. Kırmızı bayraklar oluşturan bu durum, sitenizin algoritmik ceza almasına neden olabilir.

Değişiklikler içerik , başlık, tasarım ve metalarla ilgili olabilir. Konu neyi değiştirdiğiniz değil, ne sıklıkla değiştirdiğiniz.

Bu konuda ölçüyü kaçırmadan, sadece gerektiğinde ve normal sıklıkta değişikliklerinizi yaparsanız riskten korunmuş olursunuz.

Riski Dengelemelisiniz!

SEO, web dünyasında başarılı olmak için olmazsa olmaz bir dijital çözümdür ve her işte olduğunu gibi SEOda da riskler vardır. Bu riskleri göze almadan online mecrada başarılı olmanız oldukça zordur.

En az SEO kadar riskli olan tek şey ise hiç SEO yapmamak, yaptırmamak ve kaçınmaktır. Böyle yaparak sitenizin geniş potansiyelini de öldürmüş olursunuz.

Önemli olan riskleri minimize edebilmek ve doğru yönetebilmek; kaçınmanız gereken SEO riskleri ile ; göze almaya değer SEO risklerini iyi değerlendirebilmektir.

About us and this blog

We are a digital marketing company with a focus on helping our customers achieve great results across several key areas.

Request a free quote

We offer professional SEO services that help websites increase their organic search score drastically in order to compete for the highest rankings even when it comes to highly competitive keywords.

Subscribe to our newsletter!

Leave a Comment